Okul reddi, çocuğun okula gitme konusunda isteksiz olması ya da okula gitme durumunu tamamıyla reddetmesidir. Çocukların anne-babalarına söyledikleri “karnım ağrıyor, midem bulanıyor bugün okula gitmek istemiyorum” gibi söylemleri, anne ve babalar için bahane gibi gelse de, bu tip söylemlerin altında çok ciddi problemlerin yatabilme olasılığı vardır. Okul reddi, çocukların ilk kez yoğun bir sorumluluk altına girdikleri ilkokul döneminde başlamakla birlikte, az da olsa okul öncesi dönemde görülebilir. Bir çocukta okula isteksiz gitme ya da okulu reddetme gibi durumlar görülüyorsa, en kısa zamanda bu durum üzerine yoğunlaşmak ve gerekirse psikolojik destek alınmalıdır. Çocuklarda okula gitme vakti yaklaştığında ya da okula gittiklerinde baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı gibi fiziksel şikayetler ya da öfke nöbetleri, ağlama, korkular vb. meydana gelir. Bu şikayetlerin çocuğun okula gitmediği belli olduktan sonra evde geçirilen zaman içerisinde görülmemesi aileleri yanıltabilir. Örneğin aileler çocuklarının gerçekçi olmayan ifadelerde bulunduklarını varsayarlar ve bu duruma inanmayarak, bir hastalık olarak değerlendirmeyip yardım almakta gecikirler” diye konuştu. “Çocuğumu sabahları yatağından kaldırmak benim için bir işkence. Her gün kavga gürültüyle kalkıyor. Kalktıktan sonra da en az yarım saatimizi tuvalette geçiriyoruz, sürekli midesi bulanıyor karnı ağrıyor. Okula gitmemek için bahaneler işte. Daha sonra, servise bindirmek için onu aşağı indirdiğimde bana kötü sözler söylüyor. Bazen bu sözleri kaldıramıyorum, doğduğundan beri her ihtiyacını karşılıyorum. Fedakarlıklar yapıyorum. Yemeğini bile ben yediriyorum hala okuldan yorgun geliyor diye. Her gün oturup ona okula gitmezse neler olabileceğini anlatıyorum . İleride işsiz kalacağını, benim ve babasının çok mutsuz olacağımı anlatıyorum. Çok ikna etmeye çalıştım olmadı. Neden böyle davranıyor? ”
Çocuklarda okul reddinin sebeplerini, geçtiğimiz günlerde gelen bu sorudaki vakayı kullanarak açıklamak daha iyi olacaktır. Ancak okul reddi ile ilgili, velilerin kesinlikle şu konuda bilgilenmesi ve çocuklarına güven duyması gerekmektedir.Okul reddi/okul fobisi yaşayan çocuklar, okula gideceği günler uyandıklarından itibaren “gerçek” bir karın ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi ve yorgunluk yaşarlar. Bu durumlar, aslında yaşadığı soruna karşı vücudun gösterdiği fiziksel belirtilerdir(Somatik Belirtiler). Aynı, sizlerin bir sunum yapacağı zaman yada patronunuzun yanına gideceğiniz zaman yaşadığınız durumlardaki gibi. Bu süreçte, çocukların ihtiyacı olan anlaşıldığını bilmek ve sevgi gösterilmektir. Ancak, çocuk bu durumları yaşarken, anne-babalar çocuğa yalan söyledikleri yönünde ya da bunun okula gitmemek için bir bahane olduğu yönünde çocuklara bağırırlarsa, çocuk kendisini yalnız hisseder ve ailesine karşı olan güvenini kaybeder. Bu nedenle çocuğunuz okula gideceği günler, bu tip fiziksel belirtiler yaşıyorsa; çocuğa onu anladığınızı ve ona destek olacağınızı söylemeniz gerekmektedir. Okul reddi, yapılan araştırmalarla birlikte 4 temel sebep etrafında oluşmaktadır. Bu sebepler, bazı durumlarda birbiriyle etkileşim halinde olabilir.
Akran Zorbalığı
Akran zorbalığına maruz kalan bir çocuk travma yaşadığı ortamdan, kişiden kaçabilir. Çocuğun okulda dışlanması, küçümsenmesi yada şiddet görmesi eğitim bağlamındaki destek kaynaklarını yok etmekte ve çocuk perspektifinden okul ortamının güvenilirliğini zedelemektedir. Çocuk okulda uğradığı bu tip durumları genellikle ailesiyle paylaşmak istemez. O yaş dönemlerinde ailesinin kendisini güçsüz ve başarısız biri olarak göreceğinden korktuğundan bu durumu saklar ve okula gidilme konusunda bahaneler yaratmaya başlar. Kişinin yarattığı bahaneler, aileler tarafından önemsenmemeye başlandığında çocuk istemsiz olarak fizyolojik belirtiler göstermeye başlar. Okula gideceği günler genellikle haftaiçi her gün; yataktan zor uyanma, tuvalette uzun vakit geçirme, mide bulantısı, baş ağrısı, yorgunluk gibi belirtiler gösterir. Çocuk tarafından gösterilen bu belirtilere karşı, aileler asla çocuğa karşı sert bir tutum göstermemelidir. Bu belirtilerin altında yatan sebepleri çocukla birlikte beraber keşfetmeye çalışmalı gerektiğinde okul psikolojik danışmanından yardım almalıdır. 2. Ayrılma KaygısıGenellikle kardeşi yeni doğmuş olan çocuklar, okula gitmek istemezler. Çünkü okulda geçirdikleri zamanda, kardeşi ve ebeveynlerinin evde çok eğlenceli vakitler geçireceklerini bununla beraber kardeşini daha çok seveceklerini düşünürler. Öte yandan, aşırı korumacı aile tutumuyla yetişen çocuklar, tek başlarına kalmakta sorumluluk almakta ve verilen görevleri kendi başlarına uygulamakta zorluk çekerler. Yetişme tarzları sebebiyle çevresindeki tüm insanların kendisine zarar vereceğini düşünürler. Kendilerine güvenleri olmadığından, çevresinde sürekli kendisin koruyacak birilerine ihtiyaç duyarlar. En çok güvendikleri kişiler de aileleridir. Ancak aileleri, okulda yoktur. Bu nedenle çocuk, kendilerini güvende hissettikleri tek yer olan ailenin yanından ayrılmak istemezler.
Öğretmen Tutumu
Her öğretmen, özellikle ilkokul ve ortaokul döneminde çocuğu okula bağlayabilmek ve okuldan zevk almasını sağlayabilmek amacıyla lisans/yüksek lisans hayatlarında pedagojik eğitim almıştır. Ancak bazı durumlarda, çocukların okuldan soğumasına sebep olan hatta okuldan korkmalarına sebep olan tutumlar içerisine girebilmektedirler. İlkokula yeni başlayan öğrencilere, kaldırabileceklerinden çok daha fazla ödev vermek oyun döneminden yeni kopmaya başlamış çocukların okuldan soğumasına ve okulu reddetmelerine sebep olabilmektedir. Aynı şekilde, öğretmenlerin başvurdukları sert tutum, şiddet gibi faktörler de çocuğu okuldan soğutabilmektedir. Bu tip durumlarda, ebeveynler “öğretmen haklıdır, ne isterse yapar” tutumu yerine çocuklarını desteklemeli ve öğretmenlerinin bu olumsuz tutumlarını durdurmalıdır.
Süha Topçu
Psikolojik Danışman
